~

Cosmos’u düşündükçe ya da aklıma gelince her şey küçülüyor; dertler, insanlar, hayal kırıklıkları, kavgalar ve nicesi. Ölüm büyüyor birden. Farkındaysan seni yoran, üzen şeyler küçülüyor, güzel ve seni iyi hissettiren her şey büyüyor o an, sevgi daha da büyüyor mesela, çoğalıyor, coşku doluyorsun, aşkın o heyecanı sarıyor, birkaç dakikalığına umursamıyorsun, yüzünde fotoğraflamak isteyeceğin o tebessüm…

Bazen sakinleşip bir nefes aldığında her şey anlamsız gelir ya? Onun gibi. O kadar küçüğüz ki, o kadar garip ve önemsiz şeylerle uğraşıyoruz ki çoğu zaman. Erdemli olanları ayırıyoruz tabii. Biri için, gelecek için, çevren için, doğa ve hayvanlar için ya da faydalı olmak için bıraktığın/bırakacağın kocaman izleri ayrı tutuyoruz. Duyarlı, erdem dolu, alçakgönüllü, hatırlanacak, özverili hareketler seni sen yapan, eşittir, insanı insan yapan. Somut olanlar değil kısaca, soyut olanlarla olmalı işimiz, maneviyatla.

İşte o aralara serpiştirilen büyük ya da küçük acılar var. O acılar seni olgunlaştıran, hassaslaştıran, dik tutan, sakinleştiren. İçin acıdığı zaman dank etmesi durumu insanoğluna verilen bi’ ceza gibi. Yaşamadan, görmeden, hissetmeden bilemiyorsun, bilemezsin. Payına düşeni alıp, o bizden sayısız oranda büyük ve uzakta olan evrenlerin içinde kaybolursun. Kimse kimseyi bilmiyor, hiç bir zaman bilmeyecek belki. Sadece sen bileceksin nerede olduğunu, nereye geldiğini, o gideceğin yer kocaman bir muamma. Yazılanları okuyorsun, onlardan hayal edip canlandırdığın kadar. İşte o yüzden, paralel evrendeki beni çok seviyorum.

24.04.14

"

Eğer koku alamıyorsan gelme bu aşk bahçesine. Soyunmaya niyetin yoksa gerçeğin suyuna girme. Sen ötede kal. Bu tarafa gelme.

Rumî

"

20.04.14

Aşağıda da belirttiğim gibi, gerçekten, sanarsınki, şarkılar doğru zamanı bekledi. Daha önce biliyordun bu şarkıları diyorum kendime, canının değişiklik istediği bi’ gün geri dönüp tekrar dinledin ve işler değişti. Onlar mı seni buluyor, sen mi onları, işte orası meçhul. Öyle beklenmedik, kader gibi, aşk gibi…

19.04.14
sikildim:

sonra vay efendim niye pop punk vay efendim niye story so far.
al işte amk al.

sikildim:

sonra vay efendim niye pop punk vay efendim niye story so far.

al işte amk al.

(Source: standuplike-thrones)

18.04.14

Son zamanlarda, nasılsın diye soranlara hiç cevap vermeden, doğrudan kendisine kulaklığı verip şarkı dinletmek istiyorum. Çünkü yine o’ şarkı, dikkat çekmeden sessizce kendini göstermeden bi kenarda doğru zamanı bekledi durdu ve yine öylesine bir günde karşıma çıktı. Biri bana, sürekli, o anları, zamanlamayı kollayıp sanki benim için, benim yerime hislerimi özetleyen bi’ şarkı yolluyormuş gibi geliyor ve bundan hiç şikayetçi değilim. Tişikkirlir Sipirmin. (Ayrıca, 1.38-1.54 arası bi yerde yaşayabilirim.)

15.04.14

Five ways, 

Tekrar ediyorum;

Ne kadar güzelsin. (Şarkı bunu duymadı)

03.04.14

Terk-i diyar etmek istedin mi hiç? Gerçekten içine sine sine, ihtiyacın olduğunu kemiklerinde hissede hissede. Arkanda kalanları düşünmeden hesaba katmadan ülke aşırı gitmek istedin mi? Tanıdığın bildiğin her şeyi geride bırakarak, sadece önüne bakarak koşmak istedin mi? Bazen böyle hissedebiliyor insan. Tek çare, sadece şehir de değil, ülkeden uzaklaşmak. Bildiğin alelacele toparlanıp gitmek. Bi nefes alıp düşünürsen, fikrin değişir belki için acır kalırsın, aman diyeyim. Çok vakit harcamadan, varsa fırsatın kafesteymişsin gibi hissettiren ülkeden koşarak gideceksin.

29.03.14

Hey Now 

Delirmiştik hakim bey,

23.03.14